Arşiv

‘Genel’ Bölümünün arşivi

O eski güzel ustalarını arayan meslek Sap bir aletin, bir kabın elle kullanmaya yarayan bölümüdür. Sapı yapanlara “sap ustaları” denir. Kazma, kürek, çapa, keser, balta sapı bunlardan bazılarıdır. Eskiden İstanbul’un, Küçükpazar semtinde adım başında rastlanırdı bu meslekle uğraşanlara. Ne yazık ki günümüzde benzer işlerle uğraşan esnafa rastlamak oldukça zorlaştı, hatta imkansızlaştı. Bir yıl önce gördüğünüz […]

Read more »

Saltanatlı günlerini arayan meslek Büyük Larousse’a göre saat, uzlaşmalı bir sisteme dayanarak günün her anını kesin olarak belirlemeyi sağlayan zaman düzenlemesi ya da zaman birimini gösteren aygıttır. İnsanoğlu, merakından olsa gerek, var olduğundan beri zamanı bir şekilde ölçmeye çalışmış. Güneşin, ayın ve yıldızların hareketlerini izlemiş, gölgelerin yer değiştirmesinden yararlanarak da güneş saatini yapmıştır. Güneşin görünmediği […]

Read more »

Nalbantlık mesleğini ansiklopediler hayvanların nallanması olarak tarif ediyor. At, eşek ve öküz gibi hizmet hayvanlarının tırnaklarının aşınmasını ve kırılmasını önlemek için çivi ile hayvanların toynağına çakılan oluklu ”U” veya yaprak formunda demire nal diyoruz. At tek toynaklı evcil memeli bir hayvandır. Uygarlığın yayılmasında binek, ulaşım ve çekim hayvanı olarak önemli roller üstlenmiştir. Bugünkü atların ataları […]

Read more »

  Bu yazımızda ‘güzel kokulu, mis gibi’, ‘tertemiz’, ‘mis gibi örtü’, ‘mis gibi iş buldu’ deyimlerine de konu olan misçiliği anlatacağız. Sözlüklere göre ‘mis’, güzel koku, tertemiz demek. Misçilik, diğer adıyla esansçılık ise, üstten iki kapaklı dört tarafı cam bir ahşap kutu içinde, küçük şişelerde esans satma işidir. Kokunun Tarihi Koku kullanımı insanlık tarihi kadar […]

Read more »

Sessizce hayatımızdan çıkıp gitti pekmezlerin, yoğurtların, dutların o eski, güzel kabı Ünlü dilbilimcimiz Ömer Asım Aksoy 1946 yılında derlediği “Gaziantep Ağzı” kitaplarının 3. cildinde “tahta kova” olarak tanımlıyor küleği. Dede Korkut ise “elin yüzün yumadan, dokuz bazlamaç ilen bir külek yoğurt gözler doyunca tıka basa yer” diyerek küleği hikayelerinde kullanmış zamanında. Yine eskilerden Evliya Çelebi’nin […]

Read more »

“Aynalı körük olmazsa ben gelin gitmem…” Büyük Larousse, körüğü şöyle tarif ediyor: “Bükülgen malzemeden yapılmış kapalı bir hacimden oluşan ve emerek havayla dolması için genişletildikten sonra sıkılaştırılarak boşaltılan böylece de bir lüleyle yönlendirilmiş hava huzmesi oluşturan aygıt, düzenek.” Körüğün tarihi insanoğlunun ateşi bulduğu tarih kadar eskidir. Önceleri nefes gücüne dayalı olarak üfleme ile canlandırdığı ateşi […]

Read more »

Fırat kenarında kendir örerler… Kendir (diğer adıyla kenevir), sulu yerlerde yetişen, kullanışlı bir sanayi bitkisidir. Tohumundan yağ, elyafından ise ip, halat ve kumaş yapımında faydalanılır. Eczacılıkta, kozmetik sanayinde, kendir tohumunun yağı kullanılmaktadır. Uyuşturucu madde olarak esrar yapımında kullanıldığından kendir ekimi, günümüzde gözetim altında olup ürün miktarına sınırlama getirilmiştir. Kendir veya kenevir bitkisi yurdumuzun birçok yerinde […]

Read more »

<a href="http://xn--diyarbakrlolu-62b0yc visit this site.com/wp-content/uploads/KALAYCI-VE-OĞLU-MESLEK.jpg”> Bakırı gümüş yapanların mesleği Eskiden aşırı yaramazlık yapan çocukları ya kömürcüye ya da kalaycıya çırak koymakla korkuturdu babalar anneler. Çocuklar korkar mıydı bu tehditten? Kömürcülükten belki ama kalaycılığa konacağını düşünen çocuk için için sevinirdi belki de. Çünkü kıpkırmızı bakırı gümüş rengine çeviren sihirli bir meslekti kalaycılık. Türküsü bile vardı bu […]

Read more »

Yarınlarının ne olacağını bilenlerin mesleği KEDENE Büyük dil bilimcimiz Ömer Asım Aksoy, “Gaziantep Ağzı” adlı üç ciltlik eserinin üçüncü cildinde kedeneyi şöyle tanımlıyor: “Çift süren hayvanların boynuna takılan ve çok vakit içi keçe dolu, dışı deri ile kaplı olan oval ve kalın boyunluk.” Kedene çekim hayvanlarının boyunlarının incinmemesi için yastık görevini üstlenir. Kısaca kedene, bir […]

Read more »

Geçmiş zamanın en kral işiydi Gramofon da yaşlandı artık. Hem de öyle bir yaşlandı ki, sesi soluğu kesildi neredeyse. Bazı evlerde nostaljik görüntü olarak bir iç dekorasyon parçasına dönüştü. Oysa zamanında ne şanlı bir aygıttı o! Gramofonun da bir babası vardı zamanında. Bunu biliyor muydunuz? Fonograftı onun adı. Sert bir gereç üzerine mekanik yolla oyularak […]

Read more »